ne zaman karıştırmaya başladık bilgisayar başında oturmakla yeşil çimenlerin üzerine kaygısız uzanmayı?sıcak bir gülümsemeyle göz göze konuşmak yerine okuduğumuz kitaplarla, izlediğimiz filmlerle birbirimizi değerlendirmeye ne zaman başladık? ne zaman oldu bu kopuş; rüzgara kapılmış bisikletinde pedal çeviren mutlu çocuk nasıl dönüştü bu bilgisayar başında başkalarının hayatını gözetleyen iki büklüm ucubeye?

ne zaman karıştırmaya başladık bilgisayar başında oturmakla yeşil çimenlerin üzerine kaygısız uzanmayı?sıcak bir gülümsemeyle göz göze konuşmak yerine okuduğumuz kitaplarla, izlediğimiz filmlerle birbirimizi değerlendirmeye ne zaman başladık? ne zaman oldu bu kopuş; rüzgara kapılmış bisikletinde pedal çeviren mutlu çocuk nasıl dönüştü bu bilgisayar başında başkalarının hayatını gözetleyen iki büklüm ucubeye?

(via justkeepbreathingnow)

 http://weheartit.com/entry/16694545

 http://weheartit.com/entry/16694545

suicideblonde:

Marilyn Monroe photographed by Sam Shaw in 1957

suicideblonde:

Marilyn Monroe photographed by Sam Shaw in 1957

çocuk kalsaydık keşke…
düşünmeden,yargılamadan,anlamaya çalışmadan kahkahalar fırlatsaydık gökyüzüne yeniden…hayata nanik yapsaydık,meydan okusaydık pamuk şekeri bulutlara…iki yana açıp kollarımızı rüzgara karşı koşsaydık kırlarda…düşeceğimizden korkmadan, yorulmamacasına,koşsaydık yeniden…kırlarda…

çocuk kalsaydık keşke…

düşünmeden,yargılamadan,anlamaya çalışmadan kahkahalar fırlatsaydık gökyüzüne yeniden…hayata nanik yapsaydık,meydan okusaydık pamuk şekeri bulutlara…iki yana açıp kollarımızı rüzgara karşı koşsaydık kırlarda…düşeceğimizden korkmadan, yorulmamacasına,koşsaydık yeniden…kırlarda…

(Source: heavilyblunted)

Ey Kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg’u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. Bırak dünyanın haritasını yapmayı!.. Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam dünyanın kendisini hiç görebilir mi?…

Puslu Kıtalar Atlası.
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Le tunnel d’or

0 plays
album art

Dönüşüm sanadır

Eğer her gittiğim limanda aynı uğultu kaplıyorsa beynimi ve omzumun üstünden geçip giden rüzgar her seferinde aynı ismi fısıldıyorsa kulaklarıma…

dönüşüm sanadır…

Üç yaz,üç kış ve üç sonbahar geçmişse ve hala her gözümü kapattığımda bir şubat kışında biten aynı hikayeyi en baştan yaşıyorsam…

her gün..her gece…hala ismin tüm beyin hücrelerimde yankılanıyorsa…

ve bir adım bile atamıyorsam hala bir yerlerde nefes aldığını bilmeden…

dönüşüm sanadır…

En sevdiğim kelime “gitmek” olduğu halde üç sonbahardır hiçbir yere gidemiyorsam…

Sevmediğini,unuttuğunu,aklına bile gelmediğimi bile bile aynı şehirde çarpsın kalplerimiz istiyorsam…

Aklım senden kaçmam gerektiğini söylerken kalbim gölgende oturup soluklanmak istiyorsa…

Bin defa unutmaya karar verip bin defa aklıma düşüyorsan…

dönüşüm sanadır…